Cumartesi Mart 25, 2017

Damla Çorlu için: “Taş duvar demir kapı güneşin doğuşuna engel midir?”

kaypakkaya-partizan
Gazetecilik bölümü son sınıf öğrencisi olduğu Sivas’ta geçtiğimiz günlerde gözaltına alınarak tutuklanan Yeni Demokrat Gençlik dergisi okuru Damla Çorlu için İzmir’den bir yoldaşı kaleme aldı:

 

Taş duvar demir kapı güneşin doğuşuna engel midir?

Öncelikle yakın tarihe ve içinden geçmekte olduğumuz sürece bir göz atalım. Yarınlarımız bugünleri, bugünlerimiz dünleri aratır olmuştu. Gün geçtikçe daha daraltılmış, bastırılmış ve kendi kabuğunda yaşar olmuş. Bir halkın kanayan yarasına tuz basmak değil aslında istediğimiz. Umutlarımızın aydınlığını ardımıza alıp koşmak için sağanak yağmurun eşliğinde gökkuşağının altında geri almalıyız dünleri, teslim edemeyiz bugünü ve yarına sahip çıkmalıyız.

Böyle bir çıkıştı Gezi Parkı. Önceleri “birkaç ağaç canım” denildi, biriken enerjiyi açığa çıkaran birkaç ağaç olduğunu anladıklarında korkuları kendini göstermişti. Camide içki içilmiş, türbanlı bacıyı darp etmişler de neler neler. Orantısız zeka karşısında biber gazı, cop, tazyik cılız kaldı; alamadılar hınçlarını, portakal gazına mermi karıştırıp sundular sofralarımıza. Biber gazının haram olmadığını dahi duydu kulaklarımız. Kendisine karşı çıkılmasına alışık değil ya şaşırdı. Dostlarımıza, arkadaşlarımıza, abilerimize, Elifimize ve kardeşlerimize saldırmaktan da çekilmedi.

İşte tam böyle bir günde annesi ekmek almasını istedi Berkin çocuktan. Çıktı fırının yoluna koştura koştura gitti. Ekmeği de aldı ha, aldı ama eve gidemedi bir daha. 14 yaşında kapadı bilincini 15’inde ise gözlerini. Ölüm utandı alamadı onu, aylarca düşündü. Egemenler gözünü dahi kırpmamışken. Hem öldük hem cezalar yattık bu süreçte. Berkin çocuğun gülüşüne sevdalandık ve bir daha gülemeyecek olmasına isyan ettik.

Bugün ise onu andığı için bir arkadaşımız terörist sayılıyor. Bir çocuğun ölümüne kayıtsız kalmak nasıl olabilirdi ki. Tıpkı “doğuda çocuklar ölüyor” dediği için hakkında ceza istenen Ayşe öğretmen gibi. Veya geçtiğimiz günlerde kaldığı evden alınan aranan 50 kadından biri olan YDG okuru Dilan gibi. (8 Mart kadın günü öncesinde kadınlara karşı böyle bir saldırı olması öyle tesadüf değildir. Önceden eylem sonrasında operasyon çekerdi egemenler. Şimdi ise öncesinde yapıyor, sende potansiyel var deyip alabiliyor . Toplumsal muhalefeti kökünden kesmeyi kafaya koymuş ya. Biz başarısız olacağını biliyoruz, onlar da biliyor.)

Damla Çorlu hasret kaldığımız Berkinin gülüşüne sahip çıktığı için, (potansiyel) kadın olduğu için korkutuyor onları. Dün sahip çıkamadığımız, eksik kaldığımız Berkin’e sözümüz olsun Damla’nın gülüşüne sahip çıkacağız.

Aşkımızı, sevdamızı ve gençliğimizi kadife tenli zamanlara bıraktık. Ama yarınımızı celladın elinden söküp alacağız. Umut ektiğimiz tarlalarda hasat zamanı geldiğinde baharı toplayacağız. Görüyoruz ki bugün devrimcilerin ve tüm muhaliflerin beraber hareket etmek için daha çok sebebi var.

Korkuyorlar işte “gençlik var” dedikçe.

Daha fazla korkun, bunlar iyi günleriniz. Akan her göz yaşının bir hesabı olacağından kuşkumuz yok, sizin de olmasın.

 

#DamlaÇorluYalnızDeğildir

 

İzmir’den YDG okuru

227