Cumartesi Ekim 21, 2017

Galiçya Maoist Komünist Partisi İnşa Komitesi’nden çağrı

kaypakkaya-partizan
Eylül ayının başında Katalan Parlamentosunun aldığı tek taraflı bağımsızlık referandumu yasası birçok tartışmaya neden oldu. İspanya devleti tam bir çıkmaz içine girmişken, yasadışı ilan ettiği referandumu engellemek üzere baskı yöntemine başvurdu. 1 Ekim’de yapılmasına karar verilen referanduma, kendisi de İspanya’da özerk bir yönetime sahip olan Galiçya’nın komünistlerinden geldi. Galiçyalı komünistlerin yaptıkları açıklama şu şekilde:

 

“Galiçya işçi sınıfına!

Katalonya Parlamentosunun çoğunluğu tarafından kabul edilen, 1 Ekim tarihinde yapılacak olan kendi kaderini tayin hakkıyla ilgili referandumçağrısı bağımsızkararı, İspanya oligarşik devleti tarafından baskıyla yanıtlandı. Yönetimin müdahalesi ve politik liderlerinin tutuklanmasıyla birlikte Katalonya’nın öz-yönetim statüsünün fiili olarak iptali, isyancı Katolanya ve İspanya devletinin diğer halklarında daha yaygın bir baskıya yönelik ilk adımdır.

Bu şaşırtıcı değildir! 1978’teki Bourbon restorasyon rejiminde Franco diktatörlüğünün mirasçısı olan gerici ve faşist burjuvazinin tek bildiği yanıttır bu. Ancak, bu kez, iyi bir analiz yapmadılar, çünkü 21. yüzyılın yeni somut gerçekliği içinde halkın kendi kaderini ellerinde tutma gücünü bilmiyorlar. Zulmün olduğu yerde, isyan her zaman olacaktır; işte bu devrim bilimidir.

Aynı zamanda bizler biliyoruz ki, Katalonya’daki ulusal kurtuluşun politik sürecine, bir zamanlar Franco tarafından dayatılan faşist Bourbon restorasyonunu onaylayan oligarşi blokunun bir parçası olan aynı baskıcı ve yozlaşmış burjuvazi tarafından önderlik etmektedir. Aynı burjuvazi şimdi İspanyol burjuvazisinin en iflah olmaz kesimiyle antagonist çelişki içindedir. Bu aynı burjuvazi, bundan kaynaklı, Cumhuriyet içinde kendine yeni bir politik alan kazanmak için, Katalan halkının çoğunluğunun sahip olduğu yurtsever duyguları da dikkate alarak, ERC’nin radikal küçük burjuvazisi ve CUP’un işçi sınıfı kesimi ile ittifaka, bu kesimleri anti-kapitalist bir eğilim içinde bir araya getirmeye ihtiyaç duymaktadır. Bizler aynı zamanda, tüm İspanya’daki proletaryanın ve ezilen ulusların bu sürece önderlik etme kapasitesine sahip güçlü devrimci komünist partilerden yoksun olduğunun da farkındayız. Bu nedenle, burjuvazi ve demokratik küçük burjuvazinin egemen olduğu bir ortamla karşı karşıyayız.

Devrimci bir çizgi ve proletaryanın devrimci ideolojisi Marksizm-Leninizm-Maoizm etrafında partizan yapılanmasının ihtiyacının olduğu bu şartlar altında komünistlerin çalışmaları açık bir şekilde ifade edilmelidir. Bu inşanın tek garantisi, devrimin üç temel unsurunun inşa edilmesidir: Parti, Birleşik Cephe ve Halk Ordusu. Bunlar olmaksızın, ezilen kitleler hiçbir şeye sahip olamayacaktır!

Bununla paralel olarak, Marks’ın “Başka bir ulusu ezen ulus, özgür olamaz” sözlerini inkar ederek “birleşik İspanya” sloganını atarak monarşist-faşist rejim oligarşisiyle bir kez daha işbirliği yapan sözde “komünist”ler revizyonist hainler olarak ifşa etmeliyiz.

Bu yıl, Hindistan’da Naxalbari halk ayaklanmasının 50. ve Rusya’da Lenin ve Bolşeviklerin önderliğindeki Büyük Sosyalist Devrimin 100. yılını kutluyoruz. Bize rehberlik etmesi gereken, onların kızıl bayrakları ve zengin deneyimleridir. Monarşik-faşist rejim can çekişiyor! Bunun bilmeli ve ona göre hareket etmeliyiz.

“Galiçya Maoist Komünist Parti İnşa Komitesi” olarak bizler, ulusal kurtuluş mücadelesinde Katalan emekçileriyle, tüm enternasyonalist ve sınıfsal dayanışmamızı göstermek istiyoruz. Kendi emekçilerimize proleter enternasyonalizmin kızıl bayrağını yükseltme ve faşist baskıya karşı kardeş halkları savunmaya çağırıyoruz.

Ulusal kurtuluşa kadar baskıyı felce uğratan devrimci genel grev!

Komünizme kadar Halk Savaşı!

Katolanya Halk Cumhuriyeti için!

Galiçya Halk Cumhuriyeti için!

Faşizm, bir daha asla!”

160