Cumartesi Ekim 21, 2017

HBDH “Ekim Devrimi işçi sınıfına, ezilen halklara ve uluslara yol göstermeye devam ediyor”

kaypakkaya-partizan
Halkların Birleşik Devrim Hareketi Ekim Devrimi’nin 100. yılı vesilesiyle bir açıklama yayınladı. “Ekim Devrimi bizzat sınanarak, insanlık tarihinin gerçekleştirdiği en büyük devrimlerinden biri olarak yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor” denilen açıklama şu şekilde:

 

Marks ve Engels’in 1848 yılında yazdıkları Komünist Manifesto’nun sadece bir ütopya olmadığını, 1871 yılında Fransız işçi sınıfı ve yoksulları ilan ettikleri Komün’le göstermiş oldular. Komün, burjuva iktidarların sonsuza dek yaşamayacağını kısa ömrüne rağmen göstermiş oldu.

Lenin, sınıf mücadelenin tüm tarihsel deneylerinden çıkardığı dersler ışığında ‘her devrimin temel sorunu, iktidar sorunudur’ teziyle, işçi sınıfının, köylülüğün, kadınların ve ezilen ulusların tek kurtuluş yolunun sosyalizmde olacağını sadece yazmakla kalmadı, bu evrensel Marksist-Leninist teorinin rehberliğinde, Rusya’da Çarın devrilmesiyle ikinci defa göstermiş oldu.

1917 Şubat devrimiyle Çar otokrasisinin yıkılması sonucu Rusya da ikili bir iktidar ortaya çıktı. Şubat devriminden sonra yani Burjuva Demokratik Devriminden sonra Sosyalist Devrimin gerçekleştirilmesi için LENİN önderliğinde Bolşevikler işçi sınıfı içerisinde yoğun bir propaganda ve örgütlenmeye giriştiler. ‘Bütün İktidar Sovyetlere’ sloganıyla Bolşevikler, 25 Ekim’de silahlı bir ayaklanmayla iktidarı burjuvaziden alarak Sosyalist Devrimi gerçekleştirdiler.

Ekim Devrimi’yle Rusya’da kurulan sosyalist devletle birlikte, emperyalizm ve proleter devrimler çağı da açılmış oldu.

Ekim Devrimi, Rusya’nın sınırlarını aşarak evrensel bir boyut kazandı. Böylece Büyük Ekim Sosyalist Devrimi’nin zaferiyle dünya iki sisteme, emperyalist ve sosyalist sisteme bölünmüş oldu.

Ekim Devrimi, dünya çapındaki önemi ve etkisi birbirini izleyen devrimler ve devrimci girişimlerle başta Avrupa olmak üzere tüm dünyada yankılandı. 1918 Finlandiya, 1918 Avusturya ve Almanya, 1919’da Bavyera’da kurulan Sovyetler ve Mart 1919 Macaristan geçici devrimleri ve devrim girişimleri, 1921 yılında Çin’de Çin Komünist Partisi’nin kurulması ve onu takip eden bir dizi ülkede kurulan komünist partileri Ekim Devrimi’nin dolaysız sonuçlarıydı.

Ekim Devrimi, zincire vurulmuş işçi sınıfının emeğini özgürleştirdi. Üretimle elde edilen muazzam kârın, sadece bir avuç burjuvazinin özel mülkiyetinden çıkararak toplumun tümünün hizmetine sundu.

Ekim Devrimiyle köy hayatına hapsedilen, Rus toprak ağalarının toprak kölesi olarak kullandığı köylülüğü özgürleştirmekle kalmadı, tüm toprakları Rusya’da yaşayan tüm halkın ortak malı haline getirerek toprak üzerindeki özel mülkiyete son verdi.

Ekim Devrimi, bir uluslar hapishanesi olan Rusya’da, ezilen bağımlı ulusların kölelik zincirlerini paramparça ederek, onların, kendi kaderlerini tayin hakkını özgürce kullanmalarını sağladı. Rusya’da yaşayan tüm uluslar, 1922 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğini kurarak  aynı çatı altında, kardeşçe yaşadılar.

Ekim Devrimi, eve hapsedilmiş, erkek egemen düzence ezilen, burjuvazinin bir köle olarak tarlada ve fabrikada çalıştırıp emeğini sömürdüğü kadını özgürleştirdi. Sovyetlerde kadınlar sadece özgürleşmekle kalmadılar, iktidar mekanizmalarında da yer alarak sosyalist yönetimde belirleyici bir konuma geldiler.

İşte bu devrimin 100. yılındayız

Ekim Devrimi ve onu izleyen 2. Emperyalist Paylaşım Savaşıyla birlikte kurulan bir dizi demokratik ve sosyalist cumhuriyetler, 1949 Çin Devrimi, Arnavutluk Devrimi, devrilmiş ancak yok edilememiş içteki burjuvazinin komünist partileri içinde gelişip güçlenmesi ve yeniden iktidar olmalarıyla, başta Ekim Devrimi  üzere olmak üzere, sosyalist ülkeler korunamadı. Bu geçici yenilgi, sosyalizmi asla ve asla insanlığın tek kurtuluş yolu olmaktan çıkartmamıştır.

Sosyalizm 21 yüzyılda da insanlığın kurtuluşunun tek yoludur. 21. yüzyıl büyük bir ekonomik sosyal ve siyasal krizle başladı. 2008 ekonomik krizi ABD ve AB de başta olmak üzere tüm dünyada bir yoksulluk ve sefalete neden oldu. Tarihin hiçbir döneminde yoksulluk ve zenginlik arasındaki uçurum bu denli derin olmamıştır.

Emperyalist güçler arasında kızışan rekabet ve savaşlar (özellikle enerji kaynaklarını ve enerji dağıtım yollarını denetim altına almak için Ortadoğu’da gerçekleştirilen bölgesel savaşlar) doğanın tahribatı, artan baskılar, işsizlik, sosyal hakların budanması, kadınlara yönelik eşitsizlik ve şiddete dayalı politikalar vb. günümüz kapitalist dünyanın en çıplak gerçekleridir.

Yaşadığımız dünyada bölgesel savaşlara, baskıya, sömürüye, zulme karşın dünyanın hemen tüm ülkelerinde farklı boyutlarda da olsa gelişen sosyal tepkiler, sosyal hareketlilikler, ulusal ve sınıfsal mücadele dinamiklerinin gelişmeleri emperyalistleri ve onların gerici ve faşist uşaklarını korkutuyor.

Ekim Devrimiyle, sosyal şoven 2. Enternasyonalistlerin kendi burjuvalarını savunmaya dönüştürülen enternasyonalizm, Lenin tarafından yeniden şekillendirildi. Lenin, ‘Yalnızca bir tek ve gerçek enternasyonalizm vardır: O da insanın kendi öz ülkesinde devrimci devrimci hareket ve savaşımın gelişmesi için özveri ile çalışmasına, istisnasız tüm ülkelerde, bu aynı savaşımı, bu aynı çizgiyi ve yalnızca onu (propaganda yakınlık ya da maddi bir yardım aracılığıyla) desteklemesine dayanır’ belirlemesi, ulusların kendi kaderlerini tayin hakkıyla somut bir pratiğe dönüşerek, bugün Rojava’da, Kürt Özgürlük Mücadelesinin zaferle taçlanması için, enternasyonal savaşçıların ve Kürt direnişçilerinin ellerinde yükseklere çekilen bir bayrak olmuştur. Bu, Ekim Devrimi’nin yaşayan ruhu ve etkisidir. Ekim Devrimi bizzat sınanarak, insanlık tarihinin gerçekleştirdiği en büyük devrimlerinden biri olarak yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.

YAŞASIN EKİM SOSYALİST DEVRİMİNİN 100. YILI!

YAŞASIN DEVRİM VE SOSYALİZM!

YAŞASIN ULUSLARIN KENDİ KADERLERİNİ TAYİN HAKKI!

YAŞASIN PROLETARYA ENTERNASYONALİZMİ!

BÜTÜN ÜLKELERİN İŞÇİLERİ VE EZİLEN HALKLARI BİRLEŞİN!

Halkların Birleşik Devrim Hareketi 

150