Cumartesi Ekim 21, 2017

HBDH-Yürütme Komitesi

kaypakkaya-partizan
Kızıldere, Halkların Birleşik Devrim Hareketiyle Yaşıyor-Savaşıyor!

 

Türk devleti, faşizmiyle topyekün saldırı ve tasfiyeciliğini derinleştirmiştir. Tüm halklar her alanda daha fazla örgütsüzleştirilerek faşizme mahkum edilmek istenmektedir. Keza en küçük bir kıvılcımdan korkmaktadır. İşte bu nedenle saldırganlaşarak faşizme daha çok sarılma ihtiyacı duymaktadır. Pervasızlaşmakta ve açık faşizminin tek tek tüm kartını devreye sokmaktadır. Ve evet en küçük bir düşünce ve ileri adımdan hemen huysuzlanarak, tekçi faşist hezeyanlarıyla topyekün saldırmaktadır. Ama nafile…

Bizler, geçmişimiz ve tarihimizin nice direniş ve devrimci savaşıyla yoğrulmuş, son derece onurla dalgalandırdığımız devrimci kahramanlarımızın önemli mirası üzerinden yükseliyoruz. Tıpkı Kızıldere’de Mahir Çayan önderliğinde sekiz THKP-C ve iki THKO kadro ve savaşçısı olmak üzere toplam 10 devrimci yoldaşımızın 30 Mart 1972’ de ölümsüzlüğe gülerek yürüdüğü gibi. Bedenlerinde, devrim için görülmemiş çiçekler açtıran Kızıldere şehitlerini saygıyla anıyoruz. Devrimci demokratik hareket, sistem içileşen reformizm ve her türden tasfiyeci akıma göğüs gererek Mahirler, Denizler, İbrahimler ve Mazlumların açtığı devrimci çığır ve gösterdiği güzergahta ısrarla yürümelidir. Devrimci tarihimize bütünlüklü sahip çıkma kültürü ile Mahirlerin “dönmeye değil, ölmeye geldik” kararlılığı ve ruhunu ortak devrimci değerlerimiz olarak kuşanmalıyız. Böyle bir ruhu kuşanmanın önemli bir parçası da devrimci dayanışma kültürünün söylemden çıkarılıp pratik yoldaşması tutumlarında somutlaştırılmasıdır.

Bugün, Mahirler, Denizler, İbrahimler ve Mazlumların açtığı radikal ve militan devrimci pratik de ısrar etmek elzemdir. Devrimci tarihimize bütünlüklü sahip çıkma kültürü ile Denizlerin idam sehpalarını tekmeleme cüretini, Mahirlerin “biz buraya dönmeye değil, ölmeye geldik” haykırışını, İbrahimlerin ser verip sır vermeyerek celladına karşı duruşu ve çizgideki kararlılığını,  Mazlumların bağımsız demokratik Sosyalist Kürdistan şiarıyla Newrozlaşıp Kawalaşan yiğitliğini, ortak devrimci değerlerimiz olarak kuşanmak şarttır. İçerisinden geçtiğimiz süreçte emperyalizm, kapitalizm ve onlarla iç içeleşen faşizmin topyekün saldırıları ve tasfiyesine karşı her alanda yoldaşlaşarak savaşı büyütmek, temel görevimizdir. Faşizme karşı halkların birleşik devrimci savaşıyla demokratik ve özgür bir sisteme ulaşmamız gerektiği açıktır.

Faşizme Hayır, Birleşik Devrime Evet şiarıyla başlattığımız politik yürüyüş, Kızıldere yoldaşlığının birleşik devrimci karakteriyle de örtüşmektedir. Faşizmin daha fazla kurumsallaşması hedefiyle gerçekleştirilen referandum aldatmacasına karşı, halklarımızı Kızıldere direniş ruhu temelinde faşist sistemi yıkma perspektifiyle tüm alanlarda mücadeleyi büyütmeye ve somutta da referandumda Hayır demeye çağırıyoruz. 

Biliyoruz ki 30 Mart 1972’de Kızıldere’de ölümsüzleşen 10 yoldaşımız şahsında gelecek, tarihi yapan gerçek kahraman halk kitlelerinin mücadelesi ve onun köşe taşları olan şehitlerimize sahip çıkılarak kazanılır.

Bu perspektifle; 30 Mart Kızıldere devrimci direniş ruhunu selamlarken, katliama ve yoldaşlarımıza verilecek en iyi cevap, devrimci yoldaşlaşma kültürü ve mirasının layıkıyla temsil edilip yaşatılması olacaktır. Bir kez daha Kızıldere ve Onlar şahsında, tüm devrim şehitleri önünde saygıyla eğiliyoruz.

 

30 Mart Kızıldere Şehitleri ve Direnişini Selamlıyorız!

Yaşasın, Tarihimizin Onur Abidesi Devrimci Önderler!

Şehit Namırın!          

Faşizme Hayır!

Kahrolsun Faşizm, Yaşasın Birleşik Devrimci Mücadele ve Savaşımız!

 HBDH-Yürütme Komitesi  29 Mart 2017       

                                                                                    

                                                                               

415