Cumartesi Ekim 21, 2017

Kamuoyuna Zorunlu Açıklama

kaypakkaya-partizan
İsviçre Zürih derneğimizde, Yeni Kadın aktivistimizin erkek şiddetine maruz kalmasından kaynaklı ZORUNLU AÇIKLAMA!

 

Yeni Kadın Zürih Komitesi olarak kadın yoldaşlarımızın da faaliyetlerini yürüttükleri ve aynı zamanda üyesi oldukları Zürih Gençlik Kültür Evi’nde, 19 Ekim 2016 günü yaşanan bir tartışmada, Zürih Yeni Kadın Komite üyemiz, yine aynı derneğin üyesi Nusret Gözüpek tarafından şiddete maruz kalmıştır. 

Kadın arkadaşımızın şiddete maruz kaldığına dair bize ulaşan beyanından sonra, MYK dan bir  arkadaş aynı haftanın sonunda Zürih’e giderek soruşturma yapmıştır.(22.10.12) “Kadının beyanı esastır!” ilkesinden hareket etsek te, olay hakkında tanıkları dinleyerek bütünlüklü bilgi sahibi olmak ve doğru karar verebilmek için gereksinim duymuştuk bu soruşturmaya. Yapılan soruşturma sonrasında, MYK değerlendirmesini yapmış ve aldığı kararı ilgili tüm kurumlara iletmiştir. Olay hakkında MYK’nın kararını şöyle açıklamıştık. “Yılbaşına kadar dernekte bütün üyelerin çağrıldığı bir toplantı örgütlenmeli ve bu toplantıda üyelerin önünde Nusret Gözüpek, önce arkadaşımıza uyguladığı şiddetten dolayı, sonra da tehditkâr konuşmaları nedeniyle üyelere özeleştiri vermelidir. Dernek üyeleri genel anlamda DYK‘yı bağlasa da, üyelerin önemli bir bölümünün kadın aktivistimiz olmasından kaynaklı bizi de bağlamaktadır. Belirlediğimiz iki noktada bütün dernek üyelerinin önünde açıktan özeleştiri verilmemesi halinde, Yeni Kadın MYK sı olarak teşhir hakkımızı kullanacağımız bilinmelidir.

YENİ KADIN MYK’sının kararının dikkate alınacağına ve en kısa sürede uygulanarak bu olayın en demokratik bir tarzda çözüme ulaştırılacağına güveniyoruz...” Ancak bugüne kadar ne DYK, ne de İTİF Federasyonu tarafından, Nusret Gözüpek’in üyeler önünde arkadaşımıza özeleştiri vermesi noktasında hiçbir girişimde bulunulmamış, bu olayın çözümü noktasında gerek MYK mız gerekse Zürih alanındaki Yeni Kadın aktivisti kadın arkadaşlarımızın çabalarına rağmen, süreç bu duruma evrilmiştir. Dolayısıyla bizler bu açıklamaya zorunlu kaldık. Erkek egemen zihniyetin kadına yönelik baskı ve şiddeti, gücünü Patriyarkal sistemden alır. Maalesef demokratik kurumlarımızda da erkek egemen anlayış inceltilmiş bir tarzda da olsa varlığını sürdürmektedir. Bizler bir kadın örgütü olarak bu duruma sessiz kaldığımız sürece, erkek egemenliği ve şiddeti kurumlarımızda da varlığını sürdürecektir. Yeni Kadın aktivistimiz şahsında yaşanan şiddet olayından kaynaklı, Nusret Gözüpek şahsında, içimizdeki erkek egemen anlayışı teşhir ediyoruz.

Kadına yönelik her türlü baskı ve şiddet, suçun bireyselleştirilmesinden bağımsız, politik bir olgudur. Bu yönü ile yaşanan bu şiddet olayını, sadece erkek ve kadın arasında yaşanan bir olay olarak görmüyoruz. Bu olay ile ilgili yaptığımız açıklama da, kadına yönelik şiddet ile mücadelede politik bir yöntemdir. Çünkü teşhir, suçun politik niteliğinden kaynaklanması ile açığa çıkan ve suça karşı mücadele yöntemlerinden birisidir. 

Dünyanın bütün coğrafyalarında, toplumsal yapıda Kadın Erkek arasındaki kadın aleyhine bir eşitsizlik olduğu inkâr edilemez bir gerçekliktir. Zaten kadınların verdiği bütün mücadeleler de bu gerçekliğin değişimi içindir. Yaşanan her şiddet olayında bir arada yaşamaya, yaşamı paylaşmaya dair inanç sarsılır, saygı ve güven kaybedilir. Dolayısıyla eşitsizliklerle dolu bir ortamda yaşanılan her türlü harekete yaklaşım ve algılama, şiddete maruz kalan nezdinde ağır bir durumdur.

25 yıllık mücadelesinde patriyarkaya ve onun ürünü olan cinsiyet ayrımcılığına karşı olup, kadınların toplumsal eşitliği, sosyal, ekonomik, politik hakları için gücü oranında mücadele etmiş ve kadın dayanışmasını esas almış bir kadın örgütü olarak, erkeğin şiddetine karşı kadının davranışları üzerinden haklılaştırma çabasının karşısında olduk. Kadına yönelik hiçbir şiddet olgusu “ama”larla açıklanamaz. Kadınlar olarak maruz kaldığımız her türlü şiddeti teşhir hakkımız, özsavunmamızdır.

Yaşasın Kadın Mücadelesi ve Dayanışması

Kadın, Yaşam, Özgürlük

 

589