Cumartesi Eylül 23, 2017

Rojava’dan TKP/ML-TİKKO savaşçıları, “Orhan Bakırcıyan yoldaş bizlere yürünecek yolu göstermiştir”

kaypakkaya-partizan
Rojava devrim topraklarında DAİŞ faşizmine karşı halkların özgürlüğü için savaşırken şehit düşen TKP/ML üyesi TİKKO savaş generali Nubar Ozanyan (Orhan Bakırcıyan)’ı savaş cephesinde yer alan TİKKO savaşçıları ETHA’ya anlattı.

 

TKP/ML-TİKKO savaşçılarının ETHA’ya verdiği röportaj şu şekilde;

“Kendi yapmadığı şeyi başkasından beklemezdi”

Cephede aldığı soyismini Nubar Ozanyan’ın koyduğunu belirten Mahir Bakırcıyan, onu şöyle anlattı: “Orhan yoldaşın çok farklı özellikleri vardı. Sıradan bir devrimci değildi. İdeolojisine uygun yaşayan, ne diyorsa öyle yaşayan bir yoldaştı. Hiçbir zaman kendi yapmadığı bir şeyi başkasından beklemezdi. Çok yaratıcı bir yoldaştı. Görev aldığı her konuda her yoldaşın Orhan yoldaşın o işin üstesinden geleceğine olan inancı tamdı.”

Bakırcıyan, “Orhan yoldaş sabah herkesten erken kalkar ve hiçbir zaman sabah sporunu ihmal etmezdi” diye ekledi.

“Bu partimizin de aldığı bir karardı”

Orhan Bakırcıyan’ı Rojava’ya getiren sebeplerin en başında dünyanın neresinde olursa olsun zulme karşı mücadele etme inancı olduğunu dile getiren Mahir Bakırcıyan, “Orhan yoldaşın yüreği sürekli mazlum halklar için çarpardı. Bir Ermeni olarak yaşadığı zulüm ve baskıların sonucu olarak da bugün diğer ezilen halkların mücadelesine katkı sunmak için Rojava topraklarına geldi. Nerede mazlum halklar varsa Orhan yoldaş orada olmaya çalıştı. Filistin’de işgalci zulme karşı savaştı, Karabağ’da sömürgecilerin katliamına karşı kendi halkının direniş mücadelesinde yer aldı. Rojava’da işgalci ve sömürgecilerin ortaya çıkardığı faşist DAİŞ çetelerine karşı Rojava halklarının onur mücadelesine katkı sunmak için Rojava devriminde yerini aldı. Bu partimizin de aldığı bir karardı. Orhan yoldaş meseleye sadece teori olarak yaklaşan bir yoldaş değildi. Gerçekten burada bu halkla birlikte savaşmak ve Rojava halkının özgürlük mücadelesine omuz vermek için bu topraklara geldi” dedi.

“Bilgi kaynağımızdı”

İlk tanıştığı anda Nubar Ozanyan’ın farklı olduğunu hissettiğini ifade eden Munzur Pale Dersim ise “Yarin yanağından gayri her şeyi paylaşma” sözünün Ozanyan’da vücut bulduğunu kaydetti.

Dersim, Ozanyan’ın öğretici yanına dikkat çekti: “Orhan yoldaş yaşamını her zaman bir eğitim alanına çevirirdi. Bir sohbetten sana anlattığı bir fıkraya, bir hikâyeye kadar onun içinden kendine ve yaşama dair birçok şey çıkartabilirsin. Orhan yoldaş askeri, ideolojik, teknik her anlamıyla, yaşamdaki duruşuyla bir eğitim makinesiydi. Sana yeniyi öğretiyor, seninle tartışıyor. Orhan yoldaş her konu hakkında danıştığımız, görüşünü aldığımız bir yoldaşımızdı. Bizim bilgi kaynağımızdı.”

Nubar Ozanyan’ın kelimelerle anlatılamayacağını, anlatılacaklardan öte bir yaşamı olduğunu belirten Dersim, Ozanyan’ın mülkiyet duygusu olmadığını da belirterek, şöyle devam etti: “Sistemin içerisinde bu kadar temiz kalabilen nadir insanlardan biriydi. Orhan yoldaş asla koluna saat takmazdı. Biz yoldaşa saat verirdik, yoldaş onu başka bir yoldaşa verirdi. Orhan yoldaş yeniye, cilalı olana, güzel olana çok tenezzül etmezdi. Az şeylerle yetinmesini bilen bir yoldaştı.”

“Orhan yoldaş şahsında bütün yoldaşlara çağrımızdır”

Ozanyan’ın yüksek askeri bilgisi ve yeteneğine dikkat çeken Dersim, onunla eğitimleri yüksek motivasyonla yürüttüklerini anlattı. Dersim, “Yaklaşık üç yıldır Rojava topraklarındayız. Bugün Rojava topraklarında Orhan yoldaş sayesinde savaş cephesinde belli bir çıta yakaladık. Bunun temel nedeni Orhan yoldaşın verdiği eğitimlerdi” dedi.

Munzur Pale Dersim, Ocak ayında Enternasyonal Özgürlük Taburu’na yönelik bir DAİŞ saldırısında taburun muazzam bir direniş sergilediğini belirterek, ekledi: “Orhan yoldaş bu direniş bir parçasıydı.” Dersim, konuşmasını “Orhan yoldaş şahsında bütün yoldaşlara çağrımızdır, pratik ve ruhen elimizi taşın altına koyarak bu devrimi sahiplenmeliyiz. Orhan Bakırcıyan yoldaş bizlere yürünecek yolu göstermiştir. Bu topraklarda nice Orhan yoldaşlar, nice devrimciler şehit düşmeye devam edecek. Yoldaşların şehadetleri bize bu devrimin ileriye taşınması gerektiğini söylüyor. Ezilen emekçi halklar Rojava devriminin ileriye taşınması için bulundukları her alandan Rojava devrimini desteklesinler ve bu devrimin öznesi olsunlar diye sonlandırdı.

“Orhan yoldaş nasıl bir komutan olunması gerektiğinin göstergesidir”

Nubar Ozanyan’ı iki buçuk yıldır tanıyan TİKKO savaşçısı Sefagül Aslan, “Orhan yoldaş bir semboldür. Orhan yoldaş nasıl bir komutan olunması gerektiğinin göstergesidir. Askeri anlamda çok büyük işler yaptı. 40 yıla yakın partimizin askeri alanlarında çok büyük bir rol oynadı. Orhan yoldaşın yetiştirdiği savaşçılar şu anda Dersim’de ve Rojava’da savaş yürütüyorlar. Orhan yoldaş sadece askeri anlamda değil yoldaşların devrimci kişiliğinin gelişmesinde de çok fazla katkısı olan bir komutandı. Çok az konuşurdu ve çok fazlasını yapardı. Biz bir şeyi yapmak için konuşurduk ama bir bakardık Orhan yoldaş pratiğe geçirmiş” dedi.

“Çocuklar Orhan yoldaşın yanında çok mutlu oluyordu”

Rojava halkının Nubar Ozanyan’ı çok iyi tanıdığını belirten Aslan, şunları söyledi: “Orhan yoldaş bazı günler köyde bulunan çocukları araçla dolaştırır ve onlarla sohbet ederdi. ‘Araç bize ait değil halkın kullanımına açmak gerekir’ derdi. Çocuklar Orhan yoldaşın yanında çok mutlu oluyordu. Rojava halkının yaşamında Ermeni halkının yaşamını görüyordu ve en çok da bu yüzden halk ile çabuk bağ kurabiliyordu. Bazı köylüler Orhan yoldaşın Ermenilerle Ermenice konuşmasına çok şaşırıyordu. YPG kıyafeti giymiş bir Ermeni savaşçının olması köylerde yaşayan Ermeni halkını mutlu ediyordu.”

Sefagül Aslan, Nubar Ozanyan’ın diğer devrimci örgütlerle de sürekli ilişki içerisinde olduğunu belirterek, BÖG Komutanı Ulaş Bayraktaroğlu (Mehmet Kurnaz) ile iyi bir ilişkisi olduğunu ifade etti. Aslan, “Mehmet yoldaş ve Orhan yoldaş bir araya geldikleri her anda köşeye çekilip çalışmalara dair derin sohbet ederlerdi. Orhan yoldaşa dokunan herkes ondan bir iz mutlaka taşırdı” dedi.

“Mütevazi bir komutan olan Orhan yoldaş Karabağ ve Filistin’de yaşadıklarını sürekli başka biri yaşamış gibi anlatırdı” diyen Aslan, Ozanyan’ın yoldaşlarına sürekli “nerede bir zulüm varsa biz orada olmalıyız”dediğini aktardı.

“Yoldaşın bu şehadetini Rojava topraklarındaki mücadeleyi küçümseyen, bu topraklardaki devrimi anlamsızlaştırmaya çalışan anlayışlara karşı vurulan bir darbeydi”

Aslan, Ozanyan’ı anlatmayı şöyle sürdürdü: “Orhan yoldaş Rojava topraklarına ilk gelenlerimizdendi. Her dönemin öncüsü olarak görevini başarılı bir şekilde gerçekleştiriyordu. Partimizin yaşadığı sorunların çözümü için çok ciddi adımlar attı. Yoldaşın bu şehadetini Rojava topraklarındaki mücadeleyi küçümseyen, bu topraklardaki devrimi anlamsızlaştırmaya çalışan anlayışlara karşı vurulan bir darbeydi. Rojava devrimi ezilenlerin şölenidir. Orhan yoldaş Rojava’da bu öncülüğü yaptı. Aslında Rojava devriminin niteliğini gösterdi. Bir Ermeni devrimci olarak burada savaşmak, burada şehit düşmek çok değerli. Rojava devriminin sadece bir Kürt devrimi olmadığını, bu devrimin bütün ezilen halkları kapsayan bir devrim olduğunu herkese yaşamıyla gösterdi.”

473