Salı Eylül 26, 2017

YDK “Emani’yi ataerkil erkek ordusu katletti! Irkçılığa, şovenizme, ataerkiye karşı birlikte güçlüyüz!”

kaypakkaya-partizan
Tek bir kadın daha eksilmemek için hiçbir faili gözden kaçırmadan; ırkçılık, şovenizm ve militarizmin ataerkil sistemle iç içe ve birbirini güçlendiren yapılar olduğunu ortak bilincimiz haline getirerek kadın mücadelesini yükseltmeyi çağırıyoruz tüm kadınları.

 

Dün gece Sakarya’da bir kadın daha, Emani Arrahman, “kadın olmanın bedelini” defalarca kez yaşamıyla ödedi, hem de en erkekçe yöntemlerle.

Defalarca kez... Çünkü bu kadın, emperyalistler ve işbirlikçilerinin savaş alanına çevirdiği topraklardan göç etmek zorunda bırakılmıştı. Yani savaştan kaçıp, Türkiye cehennemine düşmüştü. Çünkü biri karnında, biri kucağında iki bebeğiyle birlikte kaçırılmıştı. Çünkü öldürülmeden önce tecavüze uğramış ve bebekleriyle birlikte katledilmişti. Çünkü yakalanan katil tecavüzcülerin bahanesi “aynı işyerinde çalıştığı kocasıyla yaptıkları kavganın sonucu intikam almaktı”. Kadın katledildi, intikam alındı, erkeklik tamam oldu.

Ancak Sakarya’daki bu kadın cinayetinin tek ve esas sorumlusu tek başına bu iki erkek değil elbette. Ortadoğu’nun 2000’lerin başından itibaren kademeli olarak savaş ortamını derinleştiren sürecin Suriye etabında yürüttükleri pazar dalaşının sonucu olarak, ülkeyi iç savaşa sürükleyen başta ABD olmak üzere emperyalistler bu cinayetin doğrudan sorumlusu ve failidir.

Suriye’deki pazar savaşından pay alma hevesiyle, emperyalistlerin tabağından dökülecek kırıntılardan nasiplenmek isteyen, MİT’iyle, ordusuyla, paramiliter güçleriyle, desteklediği/beslediği İŞID, El-Nusra vb. çeteleriyle işgal hayalleri kuran, “insani” maske altında ülkeye kapılarını açtığı Suriyelileri, Avrupa’ya karşı bir tehdit ve pazarlık aracı olarak kullanan R. Tayyip Erdoğan liderliğindeki TC devleti bu cinayetin doğrudan sorumlusu ve failidir.

Sadece bunlar mı? Meclis’te Suriye’ye asker gönderilmek suretiyle savaşı derinleştirmeyi hedefleyen hükümetin yanında yer alarak önüne gelen her tezkereyi imzalayan MHP ve CHP de bizzat bu cinayetin sorumlusu ve failidir.

Ama yetmez! Suriyeli mültecilerin neden Türkiye’ye geldiklerini “unutan”, “bilmeyen”, “önemsemeyen” ve buna rağmen yıllardır, belli aralıklarla “Suriyeliler sınırdışı edilsin” diye ırkçı, şoven söylemleri geliştirenler, özellikle son bir aydır Suriyeli mültecilere yönelik linç hareketlerini yükseltenler bu cinayetin doğrudan azmettiricisi ve aynı zamanda failidir.

Yani katledilen Suriyeli kadının karşısında emperyalistleri, TC gibi işbirlikçileri, AKP-MHP-CHP gibi partileri, yıllardır şovenizmle-ırkçılıkla eğitilmiş kitleleri ve en nihayetinde, erkekten alınacak “intikamı” tecavüz ve cinayetle kadın ve çocuklar üzerinden gerçekleştiren ataerkil erkek ordusu var.

Bu her türlü teçhizatla donatılmış bu ordunun karşısında kadınların en önemli ve etkili gücü dayanışma ve özsavunma hakkıyla birlikte katillerden hesap sormaktır. Tek bir kadın daha eksilmemek için hiçbir faili gözden kaçırmadan; ırkçılık, şovenizm ve militarizmin ataerkil sistemle iç içe ve birbirini güçlendiren yapılar olduğunu ortak bilincimiz haline getirerek kadın mücadelesini yükseltmeyi çağırıyoruz tüm kadınları.

Tek bir kadın daha eksilmemek için yaşasın kadın dayanışması!

Yeni Demokrat Kadın

7 Temmuz 2017

68