Cumartesi Eylül 23, 2017

HBDH “Birlikte mücadelenin büyütülmesine odaklanmalı, buna zarar verecek tüm davranışlardan uzak durulmalıdır”

kaypakkaya-partizan
HBDH Yürütme Komitesi tarafından yapılan açıklamada “TKP/ML’nin kurum ve insanlarına yönelik yapılan ve devam etme eğilimi gösteren şiddete son verilmeli, sorunların devrimci dostluk ve iletişim yöntemleriyle çözülmesi yolunda çaba gösterilmelidir. Bilinmelidir ki bu durumda doğru yöntemlerle yapılmayan hiçbir müdahale mücadeleye katkı sağlamayacaktır” denildi.

 

HBDH Yürütme Komitesi açıklaması şöyle:

“Türkiye ve Kürdistan’da her alanda faşist TC ve birleşik devrim güçleri arasında kıyasıya bir mücadele sürüyor. Faşist devlet elindeki tüm zor aygıtlarıyla emekçilerin ve ezilen halkların mücadelesini bastırmaya, ezmeye çalışıyor. Bu yolda, elindeki bütün yöntemlerle toplumun bütün ezilen kesimlerini koyu bir baskı ve zulüm uyguluyor.

Tüm bu uygulamalar her geçen gün artan saldırılarına rağmen sonuç alamıyor. Her saldırının ertesinde ortaya çıkan sonuç, şiddet boyutu ve kapsamı daha geniş bir saldırı ihtiyacından başka bir şey olmuyor. Egemenler iktidarını koruyabilmek için uyguladıkları şiddet ve zoru arttırıyor. Harekete geçirebilecekleri tüm güçleri bu uğurda seferber ediyorlar. Karşımızda AKP’sinden MHP’sine ve dinci faşizmin her tonundaki örgütlenmelerine kadar bütün karşı devrimci güçler aktif halde bulunuyor.

Bu koşullarda bir toplumsal kurtuluş mücadelesi yürütüyoruz. Tüm gücümüzle, daimi kılınmak istenen bu koyu faşizme ve uygulamalarına karşı koyuyor, halklarımızın önüne devrimci bir alternatif koymaya çalışıyoruz.

Bu şartlar altında mücadele ederken ihtiyaç duyduğumuz belki de ilk ve en önemli şey, ezilen halkların, emekçilerin ve devrim güçlerinin tüm kesimlerinin olabildiğince geniş birlikte mücadelesinin sağlanmasıdır. Faşizme karşı birlikte mücadele, günümüzün acil ertelenemez ve somut bir ihtiyacıdır.

Mücadelenin geldiği bu evrede somut durum bizlere bu görev ve sorumlulukları yüklerken, ne yazık ki bununla örtüşmeyen bazı gelişmelere tanık olmaktayız.

Bileşenlerimizden TKP/ML’nin bir süredir yaşadığı örgütsel problemler, içinde devrimci güçler arasında şiddet kullanılmasını da içeren bir boyut almıştır. Şiddet devrimciler arası sorunların çözümünde kullanılması kabul edilebilecek bir yöntem değildir. Gerek örgüt içi, gerekse de devrimciler arasında kullanılabilecek şiddet yöntemleri mücadeleye katkı sağlamaz, zarar verir ve sorunların büyümesinden bir başka sonuca yol açmaz. Bu anlamıyla bileşenimiz TKP/ML’nin kurum ve insanlarına yönelik yapılan ve devam etme eğilimi gösteren şiddete son verilmeli, sorunların devrimci dostluk ve iletişim yöntemleriyle çözülmesi yolunda çaba gösterilmelidir. Bilinmelidir ki bu durumda doğru yöntemlerle yapılmayan hiçbir müdahale mücadeleye katkı sağlamayacaktır.

Birleşik devrim, toplumsal kurtuluş, mücadelenin büyütülmesi, birlikte mücadele koşullarının genişletilmesi tüm devrim güçlerinin görevidir. Beslememiz, güçlendirmemiz gereken çizgi budur. Bu çizgi güçlendirilirken, buna zarar verecek her türlü davranış ve hareketten özenle kaçınılmalıdır.

Bu olay vesilesiyle kuruluşumuzdan bugüne kadar yaptığımız, faşizme karşı birlikte mücadele çağrısını bir kez daha yineliyoruz.” 

187