Sürgünler Meclisi Yürüyor ve Öğreniyor
Sürgünde yitirdiklerimiz ve tüm dünya devrim şehitleri anısına saygı duruşu gerçekleştirildi. Divana Teslim Töre, Mahmut Özkan ve Ganime Gülmez`in seçilmesinin ardından, Taslak olarak hazırlanan gündem maddeleri Meclisin onayına sunuldu ve meclis üyeleri tarafından öneri ve eklerle kabul edildi.
Gündem maddelerinin onaylanmasının ardından sözü alan Teslim Töre ‘Biz sürgünler sorununu sadece sürgünde yaşayanların veya belli bir gurubun sorunu olarak değil, insanlık sorunu olarak ele alıyoruz. Herkese ulaşılabilmelidir. Biz geleceğin mücadelesini veriyoruz’ şeklinde konuştu.
Teslim Töre’nin konuşmasının ardından, yürütme kurulu raporu YK eş sözcüsü Metin Ayçiçek tarafından okundu. Metin Ayçiçek, ‘ Sürgünlüğü yaşayan sizlersiniz. Farklılıklara karşı olan iktidarın, bastırma ve yıldırma politikasıdır sürgünlük,egemenlerin uyguladığı zor aracıdır. 12 Eylül ile başlayan son sürgün dalgası, Ermeni soykırımıyla başladı. Evrensel hukuk normlarına karşı olmaktır egemen sistem. Her demokrat, demokratik haklar mücadelemizde yer almalıdır. Tüm ddemokrat kesimleri, mücadelemize katkı sunmaya çağırıyoruz. Tüm dünyada süren özgürlük mücadelelerinin bir parçasıdır bizim meclisimiz. Tüm görevlerimizi yerine getiremedik ancak çabalarımız devam etmektedir. Yürütme kurulunun yetmezlikleri vardır ancak bileşenler azami çabayı sergilemektedirler. Yürütme Kurulu’nun en önemli eksikliği kamuoyuna yönelik çalışmalardır. Çalışmalara katılımı organize etmede yetersiz kalınmaktadır. Medya gurubuna yeterli yazı gelmemesi genel bir yetersizliktir. Mali kaynak yetersizliğimiz vardır. Tanıtım toplantısı yapmayı düşündüğümüz bölgelerinde tamamında bu kararımızı uygulayamadık ama toplantılardan çok şey öğrendik. Biz de yürürken öğreniyoruz. 30-40 yıldır sürgünler meselesiyle ilgilenemedikve bu daha yeni yeni bilince çıkarılmaktadır. Sürgünde yitirdiğimiz Enver Karagöz’ün adının, Köln’de bir sokağa ve Türkiye’de işkence gördüğü okula verilmesi kampanyası, çalışmalarımızdan biriydi ama bu kampanyayı iyi yönetemedik. Meclise üyelik konusuyla ilgili olarak yeni başvurular ve kayıtlar devam ediyor ancak bu konuda geri kalınmaktadır. Farklı kurumlarla ortak toplantılar gerçekleştirlmiştir. 4 tane büro çalışmamız vardı ve bunlardan ikisinin oluşturulma adımlarının atılması gerekmektedir. Bunlardan birisi Hukuk Bürosu, diğeri ise Kültür-Sanat, Politik Üretim, Dokümantasyon ve Arşiv bürosudur. Sürgünlerin üretimleriyle ilgili dokümantasyon toplamak ve mütevazi bir çalışma yapmak gerekiyor’ şeklinde konuştu. Meclis üyelerinden gelen talepler üzerine, Avusturya’da yaşanan sorunla ilgili olarak da bilgilendirme yaptı. Bu raporun ardından, Selma Metin Medya-Yayın Kurulu olarak yapılan çalışmaları ve eksiklikleri özetleyen bir rapor sundu.
Sunulan bu iki raporun ardından, raporlarla ilgili yorumlar,eleştiriler ve öneriler kısmına geçildi. Bu kısımda, Meclis’in çalışmaları ve şuandaki durumuyla ilgili renkli ve verimli tartışmalar yaşandı. Bir sonraki gündemde, Meclis’in logosunun belirlenmesine dair yorumlar,değerlendirmeler yapıldı ve oy çokluğu ile ASM logosu seçildi.
Bir sonraki gündemde Meclis, ‘Hukuk Bürosu’ oluşturuldu.Hukuk Bürosunun Avukat Ahmet Fazıl, Süleyman Sahin ve Leman Stehn den teşekkül etmesi benimsendi. Ayrıca Sürgün yaşamda üretilen değerlerin ve Sürgün üretimlerin toplanması amacına yönelik; ‘Kültür-Sanat, Politik Üretim, Dokümantasyon ve Arşiv Bürosu’ oluşturdu. Oluşturulan bu büroda ise, Engin Erkiner ve Kazım Mete görev aldı.
12 Eylül Askeri faşist darbesini mahkum etmek amaçlı yapılması planlanan Sürgünler Konferansının, 13 Eylül’de Paris`te yapılması ve Yılmaz Güney ile Ahmet Kaya`nında bulunduğu Komün Mezarlığının ziyaretiyle igili değerlendirmeler yapıldı ve bu planların yapılabilmesine yönelik Paris`te bulunan Meclis üyeleriyle ön toplantı yapılması kararlaştırıldı ve bununla ilgili görevlendirmeler yapıldı. Son gündem maddesi olan, öneriler ve eleştiriler kısmı da sonlandırıldıktan sonra, Avrupa Sürgünler Meclisi toplantısı saat 22.00 civarında sona erdi.